Regen PRP nedir?

Tarih Mart 16, 2018

Regen PRP derinizi ve vücudunuzu içten dışa yenilemek için sadece kendi kanınızı kullanan bir sistemdir.

Platelet Rich Plasma (PRP) uygulaması vücudun iyileşmek, dokuları onarmak ve güçlendirmek, yaşlanma bulgularını içten dışa etkin bir biçimde geriye çevirmek için kullandığı doğal süreçleri tetiklemeye yardımcı olmaktadır.

Tıp teknolojisinin on yıllardır süregelen gelişimine bakıldığında PRP’nin uygulama alanı konusunda sayısız seçenek sunan rejeneratif ve gençleştirici bir işlem olduğu görülmektedir. PRP Sjogren sendromu gibi otoimmün hastalıklarla savaşmada, spor hekimliğinde kas ve eklem hasarlarının onarımında ve RegenLab gibi bir firmanın öncülüğünde 8 yıldan bu yana kozmetik tıp uygulamalarında kullanılmaktadır. PRP deriyi doğal yoldan gençleştirmesi ve güzelleştirmesi sayesinde kozmetik alandaki yaşlanma karşıtı uygulamalar arenasına bu şekilde girmiştir.

PRP pigmentasyon değişikliklerini, deri sarkmalarını baskılamak; ince çizgileri, skar oluşumunu engellemek ve hatta cildin renk tonunu eşitlemek gibi farklı amaçlarla da kullanılabilir. Brisbane Cosmetic Clinic’den Dr. Georgina Konrat görüşlerini “Regen PRP’yi 2008’den bu yana kullanıyorum, hastalarımın büyük bir çoğunluğunun bu uygulamadan yararlandığını gözlemledim” diyerek ifade etmektedir. Dr Konrat akne ya da travma nedeniyle oluşan skarlarda, deri yaşlanması ve güneş hasarı nedeniyle oluşan deri problemlerinde, vajinal atrofi sendromunda ve hatta saç dökülmesi problemlerinde PRP kullandığını belirtmektedir.

Dr. Konrat şöyle devam etmektedir: “PRP’yi öncelikle yüz, dekolte ve kollarda deri yaşlanması ve güneş hasarına karşı kullandım, PRP bu tür durumlarda deriyi yeniden yapılandırarak ve içten dışa yenileyerek iyileştiriyor”.

Bu işlem hastanın kanından küçük bir miktarın alınması, alınan kandaki plateletlerin (yani trombositlerin) yoğunlaştırılması amacıyla santrfüj işlemine tabi tutulması ve bu konsantre kan solüsyonunun (yani plazmanın) uygulama alanına yeniden enjekte edilmesi yoluyla uygulanır.

PRP vücuda enjekte edildikten sonra, platelet yönünden zengin olan solüsyon vücudumuzdaki hücresel süreçleri canlandıracak; kolajen üretimini ve hücrelerin bölünerek çoğalmasını başlatacak ve uygulama alanındaki kök hücrelerle büyüme faktörlerini harekete geçirecektir. PRP uygulaması dokuların yenilenmesini, yeni damar oluşumunu, hücrelerin farklılaşarak dokuların yapısal bütünlüğe ulaşmasını ve uygulama alanında gençleştirici bir etki yaratacak biçimde bazı başka hücrelerin de alana toplanmasını sağlar.

Regen PRP

Regen PRP

Derilerinde veya vücutlarında bir yenilenme ve yeniden yapılanma sürecini başlatmak üzere kendi kan plazmalarının kullanılması fikri hastalara çok çekici geliyor; şu ana kadar elde edilen sonuçlar oldukça yüz güldürücü, hastanın kendi hücrelerini kullandığımız için herhangi bir alerji riski mevcut değil, ayrıca uygulamayı gerçekleştiren kişi deneyimli bir profesyonel olduğu sürece uygulamayla ilgili bir komplikasyon çıkma olasılığı çok düşük” diyen Dr. Konrat hasta seçimi konusunda ise şunları söylemektedir:

“PRP deri yaşlanmasına dair bulguları azaltmak isteyen nispeten genç hastalarda çok önemli bir seçenektir, bununla birlikte diğer tedavi seçeneklerini PRP ile birleştirmek isteyen daha yaşlı hastalar için de ideal bir seçenektir. Kliniğimizde fraksiyonel lazerle deri yenileme işlemlerinde veya mikroiğne ile yapılan radyofrekans uygulamalarında elde edilen sonuçları güçlendirmek için PRP tipik olarak bu uygulamalarla birleştirilmektedir.

Hastanın durumuna bağlı olarak hastaların sağlığını ve doku bütünlüğünü korumak adına sadece PRP uygulaması mükemmel bir seçenektir. Sonuçlar kalıcıdır, kalıcı bir yeniden yapılanma ve yenilenme elde edilmektedir, ancak dokular zamanla yaşlanmaya devam etmektedirler. Uygulama iğne ile yapılmasına rağmen acı düzeyi minimaldir, oldukça iyi tolere edilmektedir. İyileşme süreci genellikle kısadır ve bu da PRP’yi mükemmel bir seçenek haline getirmektedir”.

Jinekolojide Regen PRP

Platelet Rich Plasma neredeyse sonsuz uygulama olanağı sunan, yeniden yapılandırıcı ve gençleştirici bir işlemdir. Bu uygulama alanlarından bir tanesi de jinekolojidir. Regen PRP vajina duvarında onarım, rehidrasyon ve kolajen stimülasyonu açısından etkili olabilmektedir. Aynı zamanda vajinal kas tonüsünün yeniden düzenlenmesinde, vajina derisinin esnekliğinin ve sağlamlığının artırılmasında ve optimal düzeyde bir lubrikasyonun elde edilmesine yardımcı olarak da kullanılmaktadır.

Dr. Konrat’ın bu konudaki görüşleri şöyledir: “PRP vajinal atrofi semptomlarının giderilmesinde tamamlayıcı bir seçenek olarak önemli bir gelişmedir. Kendi geliştirdiğim “DOVE” tekniği ile labiaplasti konusunda geniş bir cerrahi deneyime sahibim, Regen PRP’yi de bir çok hastada vajinal mukoza atrofisinde rejenerasyon sağlayıcı, tamamlayıcı bir yöntem olarak benimseyip uyguladım.

PRP uygulamasından özellikle yarar gören hastalarım menopoz döneminde ve menopoz sonrası dönemdeki hastalar olduğu kadar cerrahi veya medikal menopoza maruz kalan hastalar. PRP’yi bu alanda bir kombinasyon olarak kullanma konusunda henüz erken bir aşamada olmakla birlikte şu ana dek elde ettiğimiz sonuçlardan oldukça memnunuz.

Bu durum büyüme faktörlerinin, kök hücrelerin ve kök hücre stimüle eden faktörlerin kozmetik tıp ve kozmetik cerrahi’nin geleceğindeki potansiyel rolüne bir örnek oluşturuyor. Rejeneratif tıp, tıp biliminin bir çok alanının geleceğinde kritik bir öneme sahip, kozmetik tıp ve cerrahi ise bu alandaki gelişimin ve araştırmaların sadece bir bölümünü oluşturuyor. Kozmetik tıp ve cerrahi açısından PRP’nin çok önemli bir geleceği var, her iki alanda da hem tek başına hem de tamamlayıcı bir seçenek olarak kullanılabiliyor. “

Saç Dökülmesi ve Regen PRP

Regen Lab saç dökülmesi konusunu tüm yönleriyle ele almıştır. Regen PRP saç derisini sağlıklı hale getirerek, saç büyümesini hızlandırarak ve saç folikülünün rejenerasyonunu artırarak saç dökülmesine karşı hem önleyici hem de yeniden yapılandırıcı bir işlev üstlenmektedir. En önemlisi de aynı zamanda doğal, her yöne eşit dağılmış ve cerrahi olmayan bir çözümdür.

Sydney’de Saç Transplantasyon Cerrahisi alanında çalışan Dr. Jonathan Chan cerrahi saç transplantasyon girişimlerinde son 2 yıldır Regen PRP uygulaması yapmaktadır.Uygulamanın hem tek başına hem de saç transplantasyon girişimi ile birlikte yapıldığında etkili sonuçlar verdiğini belirtmektedir.

“Bir hastam, 53 yaşında bir bey, incelen saç tellerinin kalınlaşabileceği beklentisiyle cerrahi işlem yapılması için bana başvurdu. Olabildiğince fazla saçı kurtarabilmek adına Regen PRP yapılmasını önerdim, yanıt alamadığım alanlarda da saç yoğunluğunu artırmak adına cerrahi işlem uyguladım. Sonuçta PRP’nin uygulandığı alanlar beklentimiz doğrultusunda daha kalın saç telleri ile doldu. Bu nedenle hastamıza transplantasyonu sadece küçük bir alana, saç hattını daha belirgin hale getirmek amacıyla uyguladım. Eğer PRP ile mevcut saç yapısını canlandırmamış olsaydım bu mümkün olmazdı.”

PRP uygulama alanına enjekte edildikten sonra yoğunlaştırılmış olan kan plateletleri büyüme faktörü adı verdiğimiz proteinleri salgılarlar, bu proteinler vücut hücreleri ile iletişim kurarak hücrelerin kendi kendilerini yenileme sürecini tetiklerler. PRP’yi saç dökülmesine karşı 2008’den bu yana kullanmakta olan Yeni Zelanda’lı Kozmetik hekimi Dr. Paul Nola yaklaşımını “PRP dokuların onarımını ve gençleşmesini canlandırmak için yoğunlaştırılmış dozda büyüme faktörü sağlıyor” diye açıklamaktadır. “Saç folikülleri bu büyüme faktörlerine yanıt veriyor ve eğer dinlenme dönemindeyseler yeniden aktive olabiliyorlar, aktif hale geçtiklerinde ise daha kalın ve sağlıklı bir hale gelebiliyorlar. Uygulamanın alopecia areata’nın geri dönüşünü hızlandırdığı, kadın ve erkek tipi saç dökülmelerini ise yavaşlattığı veya geçici olarak geri döndürdüğü kanıtlandı.”  

Uygulama amaçlı olarak kullanılabilecek farklı PRP sistemleri olmasına rağmen RegenLab PRP sistemi diğer sistemlerden farklı olarak tek bir santrfüj işlemi ile hazırlanmaktadır. Kandaki plateletlerin optimal düzeydeki konsantrasyonunu elde etmek üzere tasarlanmış olan Regen PRP sistemi, uygulayan hekime kandaki platelet yoğunluğunun 4 katına kadar ulaşan bir yoğunlukta platelet elde etme olanağı vermektedir. PRP tamamen otolog (hastanın kendi kanından gelen, başka bir canlıdan alınan bir bileşen içermeyen) bir materyaldir. Hastanın kan plazması 5 dakika içinde hazırlanır ve bekletilmeden hastaya tekrar enjekte edilir, bu işlem basit bir santrfüj’den ibarettir; süzme-yoğunlaştırma gibi bir manipülasyon ya da inkübasyon işlemi uygulanmaz.

Dr. Chan Regen PRP sisteminin kullanımı kolay, zaman ve maliyet avantajı sunan bir sistem olduğunu belirtmektedir. “PRP konsantrasyonunu her hastada hedeflenen düzeye göre ayarlayabiliyorum.”

Regen PRP ile en doğru uygulama planını yapabilmek için bir baştan sona sağlıklı bir değerlendirme süreci gerekir. Bazı olgularda optimum sonucu elde etmek için Regen PRP saç transplantasyon uygulaması ile birlikte yapılır. PRP uygulaması cerrahi işlem sonrasındaki toparlanma sürecine yardımcı olur, saç transplantasyonu sonrasındaki saç büyümesini destekler.

Dr. Nola’ya göre “PRP biyolojik bir üründür, bu durum kişilerin ne kadar plateletleri olduğuna ve büyüyen saç tellerinde PRP’nin ve plateletlerin ne derece etkili olduğuna bağlı olarak bireysel farklılıkların görülebileceği anlamına gelir.

” Saç dökülmesini giderici bir çok yöntem uyguluyorum, bunlar arasında Regen PRP, reçeteli ilaçlar, yaşam tarzına yönelik değişiklikler, mikro-iğneli roller uygulaması ve ışık kaynaklı tedavi seçenekleri de var. PRP uygulamasından 2 hafta kadar önce antienflamatuar ilaç alımına ara vermek gerekir, bunlar platelet aktivitesini baskılayabilirler.”

Her medikal ve kozmetik işlemde olduğu gibi hasta ve hekim arasında detaylı bir görüşme esastır. Genellikle hastanın sağlık düzeyi ne kadar iyiyse sonuçlar da o düzeyde iyi olmaktadır. Sıklıkla 4 ya da 6 hafta arayla yapılacak üç ardışık uygulama en iyi sonucu vermektedir, ancak bu rejim hastanın bireysel gereksinimlerine göre değiştirilebilir. Dr Chan sözlerini şöyle sonlandırmaktadır: “Her olgu farklılık gösterir, ancak saç dökülmesi yakınması olan hastaların pek çoğunda iyi sonuçların elde edildiği gözlenmektedir. Daha da önemlisi PRP saç derisinin içinde devam eden iyileşme sürecini tetiklemektedir, bu da etkili sonuçların minimal riskle, minimal iyileşme süresinde alınmasıdır. Aslında hastaların bir çoğu işlemden hemen sonra işlerine geri dönmektedir”.

Rejeneratif Tıp Geleceğe Giden Yol Mudur?

Rejeneratif Tıp Araştırmaları; 

-Vücuttaki doku ve organların onarımı, değiştirilmesi, yeniden yapılandırılması ve yeniden oluşturulmasına yönelik araştırmaları yapar,

-Biyomühendislik teknolojilerinin ve materyalinin yanı sıra hücreleri, genleri ve diğer biyolojik yapı taşlarını kullanır,

-Tüm insanların doğum öncesinden itibaren sahip oldukları olağanüstü doku rejenerasyon kapasitesini yeniden elde etmeye odaklanır.

Rejeneratif Tıp Uzmanları şunları sorgular;

-İnsan dokularının bazıları (derimiz, kanımız, sindirim sistemimizin iç yapısı) doğal yoldan yeniden yapılandırılabilir mi?

-Hücrelerin bu konudaki yeterliliği neye bağlıdır? Onları bu yenilenme konusunda harekete geçiren şey nedir?

-Semenderler kopan kuyruk veya bacaklarını nasıl yeniden üretirler? balıklar yüzgeçlerini veya gövde kısımlarını nasıl yenilerler? Hangi biyolojik ve moleküler süreçler bunları olanaklı kılar?

-Vücudumuzun yenilenemeyen organlarının (beyin ve kalp gibi) gizli kalmış bir yenilenebilme yetenekleri var mıdır?

Rejeneratif tıp aracılığıyla;

-Böbrek, karaciğer, hatta kalp gibi yaşamsal organların uğrayabileceği hasarlar durdurulabilir, geri çevirebilir veya önlenebilir mi?

-Hastalık, yaralanma veya genetik koşullar sonucunda organ yetmezliğe uğrayan insanlarda yaşamsal organların yenileri oluşturulabilir mi?

-Kök hücre tedavileri yoluyla diyabet tedavi edilebilir veya iyileştirilebilir mi?

-Demans (Bunama), Alzheimer veya Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıkların etkileri geri çevrilebilir mi?

-Multiple Skleroz, Tip 1 diyabet, Crohn hastalığı veya romatoid artrit gibi hastanın kendi bağışıklık sisteminden kaynaklanan hastalıklarda vücudun kendi kendine saldırıya geçmesi, özyıkımı önlenebilir mi?

-Lösemide kemik iliği transplantasyonu yapılabildiği gibi mevcut kök hücre tedavileri ile kanser tedavi edilebilir mi?

-Yaşlanma önlenebilir mi?

Rejeneratif Tıp şu alanlarda etkili olabilir;

-Rejenerasyona uygun hücrelerin (yetişkin veya embriyodan alınan kök hücreler gibi) enjeksiyonu veya implantı yoluyla dokuların rejenerasyonunun sağlanması,

-Hücre ve dokuların hastalıklar veya yaralanmalar nedeniyle oluşabilecek hasarlardan korunması (örneğin hücre ölümünün engellenmesi),

-Dokuda hücre bölünmesini uyarmak için hastanın kendi hücrelerinin veya dokularının nakli ya da protein veya genlerin taşınması yoluyla doku rejenerasyonunun başlatılması,

-Bu yöntemlerin daha etkili kullanımını sağlamak amacıyla enflamasyonun ve skar dokusu gelişiminin önlenmesi.

Anahtar Kelimeler: Brisbane Cosmetic Clinic, cilt bakımı, cilt germe, crohn, Dr. Georgina Konrat, kök hücre, lösemi, parkinson, Platelet Rich Plasma, prp, regen, sanovis